29 Kasım 2013 Cuma

Kuzeyden Gelen Polisiye / Kar Melekleri

Bir kaç zamandır okuduğum kitapların epey bir bölümünü üye olduğum kütüphanelerden ödünç alıyorum. Hayatım iki şehir arasında geçiyor ve toplamda iki ayrı şehirde dört kütüphaneye üyeyim. Bu kütüphane sevdamın  bir çok nedeni var ve bu ayrı bir yazı konusu. Ancak belki de en önemli faktör kitap seçiminde kendi vizyonumun dışında ki seçenekleri görebiliyor olmam. Sürprizleri, sıradışı seçenekleri, başkalarının seçimleri, zorunlu okuma listeleri, müdavimleri. Bazılarının atmosferi yeter, Üsküdar'daki Şemsipaşa mesela bir senedir tadilatta nasıl özledim, Sakarya İl Halk Kütüphanesi ki güzel bir hikayesi var...
"Benim Kütüphanelerim" yazısı yazmak şart oldu sanırım.


Alexander Deineka, 'Young Woman Reading' (1934)


Malum sonbaharı atlattık, kışa girdik, bu havada ne gider ne gider? Şöyle güzel bir polisiye gider. Gerçi benim için polisiye her dem gider ayrı! Hele bir de İskandinav polisiyesine kim hayır diyebilir?


İskandinav polisiyesi "Kar Melekleri"




O halde sevgili kütüphanemin bizim için seçtiği skaladan seçimimizi yapıyor ve karlı, buzlu bir Finlandiya seyahatine kapılıp gidiyoruz. Mekanımız Finlandiya'nın en kuzeyi Laponya. -50 dereceyi bulan soğuk hava, kuzey ışıkları, ren geyikleri, saunalar, Husky'ler, kışları bahara kadar süren ve ahaliyi alkol manyağı yapan meşhur "kaamos" u yani iki haftalık "karanlık süre" si ile Lapland.





Ren Geyikleri





Kar battaniyelerinin ilham perisi Laponya






Laponya dağ evleri ve kulübeleri ile de meşhur


Şu yazımda
32. İstanbul Film Festivali - Ardında Kalanlar/Kuzeye Giden Yol Fin sinemasından güzel bir örnek olan "Kuzeye Giden Yol" filminden bahsetmiştim.
Laponya'ya doğru yolculuk eden bir baba oğul hikayesi. Filmde eşsiz manzaralar vardı. Ara  ara Digitürk Festival kanalında oynuyor.


O güzel kulübelerden biri


Yazarımız James Thompson ilk kitabı ile Edgar Allen Poe “En İyi İlk Roman” ödülü adayı olmuş. Serinin ilk kitabı  "Kar Melekleri" ardından "Şeytanın Gözyaşları"  ve "Beyaz Helsinki" diye devam ediyor. 


Kitabın yazarı James Thompson

Kitapta ki dedektifimizin "Kari Vaara", isminin anlamı ise "sert tehlike". Bir dedektif için bundan ala isim olur mu?  Kari zaten bir Amerikalı ile evlenerek
sessiz ve alttan bir ırkçılığın yaşandığı ülkesinde dile getirilmeyen bazı gerçeklerle yüzleşmektedir.
Bunun üzerine ülkenin tek siyahi sinema sanatçısı Sufia Elmi'nin  tatilini geçirdiği Lapland'da korkunç bir şekilde  öldürülmesiyle zorlu bir takibe girişmek zorunda kalır. Oldukça hareketli bir özel hayatı olan Sufi'nin  ajandası da oldukça kalabalıktır, ülkenin emniyet genel müdürü, Finladiya'nın jet seti, politikacılar... Ancak cinayetin en güçlü şüphelisinin eski karısının sevgilisi çıkması yetmezmiş gibi, tehlike okları hep en yakınlarını göstermektedir.

Kuzey polisiyesinin  kendine has bir karakteri, onları özel yapan bir aurası var. Amerikan polisiyesinin dolaylı psikopatlığı, Avrupa polisiyesinin  psikiyatrik karmaşıklığı yerine dolaysız insan suçunu ortaya çıkarıyor. İşi çok karmaşık "nasavari" laboratuvar sonuçlarına vardırmadan normal bir polis araştırmasını ellerindeki imkanlar neyse öyle yapıyor, babadan kalma yöntemleri güzelce kullanıyorlar. Suçlu veritabanları, oldukça düşük bütçeli normal otopsiler yaptıkları normal adli tıp kurumları var. Üstelik kahramanları çok sıradan ancak öngörülemez.

"Kar Melekleri" elbette bir polisiye ancak bize Laponya özelinde Finlandiya'nın ama aslında tüm Kuzey'in açık açık dertlerini anlatıyor. Özele saygı gibi görünen ama aslında içe dönük insan yapılarının, iletişimsizliklerinin ipuçları. Özellikle kadına dönük içeril şiddet yaygın. 

Kitabın sonunda çareyi Helsinki'ye atanmakta bulan Müfettiş "Kari Vaara" ve küçük bir kültür şoku yaşayan Amerikalı karısı daha epey bir iş yapar gibime geliyor. "Beyaz Helsinki" "Helsinki White", denk gelirsek okuruz diyelim.


Kitabın Ortasından:





Kim Oynasın?
Tyra Banks


Diğer kahramanları bilmem ama kitapta güzel gözlü Sufia Elmi'nin adı geçtikçe aklıma Tyra Banks
geldi.




Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts