26 Aralık 2013 Perşembe

Issızlığın Ortasında -Bir Kanada Westerni


İlk sayfada olur ne olursa zaten. 
Ya tamam dersin ya da biraz daha şans verirsin. Yine öyle oldu, daha ilk sayfada Bayan Ross'un "ben dili" anlatımından  etkilendim ve kitaba doğru bakıp "ooo derinsin sen" diye mırıldandım. Bir anlatının başarısı neyle ölçülür? Yazarı, basımcısı, okuru tarafından verilecek çok çeşitli cevapları vardır mutlaka bu sorunun. Bir okur olarak benim için tekrar okuma isteği duymak önemli bir kriter. Okuduğunuz kitap bittiğinde hadi baştan bir kez daha okuyayım diyorsanız kitap olmuştur derim ben. "Issızlığın Ortasında" bitti ve ben kendimi tekrar okuma isteği duyarken buldum. Okumadım ama tekrar "elden geçirdim" diyelim. 


The Tenderness Of Wolves -Issızlığın Ortasında

Bu arada kitap 2006 yılında Costa Kitap Ödülünü kazanmış. 


Mevzumuz karlı bir mevsimde çetin bir coğrafyada geçiyor, yıl 1867'dir. Kanada'nın kuzeyinde Georgia körfezinin adını kendilerinin koyduğu Dove nehrinin kıyısında yaşayan kuzey İskoçya'dan sürgün edilmiş Yankee ve İskoçlardan oluşan 150 kişilik bir öncü topluluk... (laf aramızda bu "150 kişilik topluluk" fikri beni bazı açılardan cezbetti, zira bambaşka bir mecrada yaşanacak en ideal topluluğun 150 kişi civarında olabileceğini konuşuyorduk ya neyse.) 

İşte bu küçük toplulukta avcı Laurent Jammet kulübesinde öldürülmüş olarak bulunur, bulan kişi ise Bayan Ross'tur. Bayan Ross İngiliz-Kızılderili melezi ve iz sürücü Parker'le birlikte iki gündür ortada görünmeyen oğlunun izini sürmek üzere yola çıkar. Ve büyük takip başlar. Herkes birbirini hem takip edecek hem de sırtını kollayacaktır. 

Kimi oğlunun suçsuzluğunu kanıtlamak için, kimi Kızılderelilere ait bir yazı dili olduğunu ispatlayacak olan bir kemik parçasını bulmak için, kimi simsiyah tilki kürkleri için, kimi ... " 

Yargıç Knox'un dediği gibi : 
"İzlerı örtmek için mükemmel bir kar" 

Geçmişi meçhul, esrarengiz, neşeli, derbeder, duyarsız aynı zamanda kurt acvısı da olan Laurent Jammet, 
kraliçe havalı, feminist tavırlı, çevresi tarafından kibirli olarak adlandırılan bir Bayan Ross, 
sıkıcı Luteryen iyiliğinden kaçan gizli aşıklar Line ve Espen, 
adları bir korku sözcüğü gibi sessizce anılan kayıp Seton kızları, 
bir Kızılderili entelektüeli olan ve elinde ki bilgilerle başa çıkamayacağını anlayınca alkole sığınan Kahon'wes, 
medeni bir hayatta beyefendi olabilmek için çalışan ama sıra dışı ilgi alanları nedeni ile başaramayan iz sürücü, avukat ve güya arkeolog olan Bay Sturrock, 
İskoçya'dan yeni gelmiş ve Kanada kışını ve insanını anlamaya çalışan şirket görevlisi acemi çaylak David, 
adaleti uygulamak için bin bir seçenekle baş etmeye çalışan ve aynı zamanda yetişme çağında iki kızının gençlik sorunları dert eden sulh yargıcı Bay Knox, 
tekelci ve karanlık bir şirket olan Hudson Bay'ın karakollarında sırasını bekleyen hırslı elemanları, 
genç yaşında aşkın zorlu doğasını deneyimleyen yakışıklı genç oğlan Francis, 
Himmelvanger'da soğuktan donan yolculara sorgulamadan bademli kek ve kahve ikram eden küçük Norveçli "Luteryen" cemaat. 


Kanada, koloniler dönemi, ilk yerleşimciler



Kanada'nın meşhur siyah tilkisi


Bir siyah tilki gibi son Kızılderili


Kitabın yoğunlaştırılmış bir dili var, uzun, derin okumaları ters köşeleri sevenler için biçilmiş kaftan. Kahramanlar derinlikli, orijinal tipler; anlatıcı her bölümde değişiyor bazen birbirlerinin gözünden bazen ben diliyle bazen tanrı bakışı ile hikayelerini anlatıyorlar. Bu katmanlı yazım içinde birden çok kişisel öykü barındırıyor. Kitapla ilgili başka bir ayrıntıya da dikkat çekmek isterim; politik doğruculuk adına görmezden gelmek yok örneğin dullar dul gibi, oğlanlar oğlan gibi, aşka mecbur olanlar aşık gibi davranıyor. Macera, polisiye ne derseniz deyin sonuçta iyi edebiyat. A bir de "Issızlığın Ortasında" yı okurken aklıma sık sık "Hell On Wells" dizisi geldi, bizim kitap için bir nevi kar Westerni de diyebiliriz ki söyleşisinde bundan da söz ediyor Stef Penney.



Yazar Stef Penney felsefe, ilahiyat ve sinema eğitimi almış.

                                            Steff Penney ropörtaj The Guardian


İşte bunlar hep çok düşünmekten!



Ah bir de yazarımızın aşmaya çalıştığı bir "agorafobisi" var bildiğin dışarı çıkamıyor yani! Ama bunda şaşıracak bir şey yok neticede  sıra dışı insanlar, sıra dışı davranışlar geliştiriyor ve belki de yaratıcılıklarının bedeli bu!

Kitabın ortasından:
"Pek çok kişinin bildiği üzere çiftçilik servetinizi kaybetmenin, sağlığınızdan olmanın,ve neşenizi yok etmenin yavaş ve kesin yoludur"
s.15

Kim Oynasın?


Cate Blanchet Bayan Ross için mükemmel bir seçim olur!









Bunlar da ilginizi çekebilir:

Related Posts