İnsan eğitimine kafayı takmış sevgili Bayan Jean Brodie 1930'ların başında Edinburg'da "bir eğitim fabrikası" dediği Marcia Blaine Kızlar Okulu'nda öğretmendir.
Kuşkusuz kendisini sadece bir öğretmen olarak görmemekte, son derece cüretli bir fantazmayla bir "gelecek yapıcı" olmaya çalışmaktadır.
Kuşkusuz kendisini sadece bir öğretmen olarak görmemekte, son derece cüretli bir fantazmayla bir "gelecek yapıcı" olmaya çalışmaktadır.
Okulda değer bularak gözüne kestirdiği kızların "hamuruna maya katmak, genç omuzlarına olgun kafalar oturtmak", yüzlerine "sakin, dingin bir ifade" vermelerini istediği kızlarını kendi deyimiyle "kremanın kreması yapmak" istemektedir.
Elindeki malzemeyi ayıklayarak "en iyileri" bulmakta ve onları henüz yaş bir ağaç iken şekillendirmektedir. Kendi deyimiyle " hayatının baharını, bu güzel çağını" kızlarına adamaktadır.
Oysa işlerin öyle düşünüldüğü gibi "tıkır tıkır" yürüdüğü nerede görülmüş?
![]() |
Bayan Jean Brodie' nin Baharı - "The Prime of Miss Jean Brodie" Muriel Spark |
Ah dedim okurken, "hayatının baharındaki Bayan Brodie" bunu nasıl öngöremezsin? Kıskançlık yakar da cayır cayır yok eder her bir şeyi. İşte bak en ummadığın yerden geldi ihanet!
Gerçi Jean Brodie'nin yanlış anladığı, aşırı anlam yüklediği tek şey sizler benim "kuluçkalarımsınız" dediği kızlarından birinin diğerini ölümüne kıskanıp "Brodie takımına" ihanet etmesi değil.
Mesela farklılık, kendine özgülük, estetik tutkunu Brodie'miz düpedüz dönemin yükselen değeri "faşizme" sempati duyuyor. Hitler'i peygamberimsi bir figür olan Thomas Carlyle' a benzetebiliyor, Mussoli'ninin İtalyan "Karagömlekliler"ini pek güven verici bulabiliyor. Biz ondan şöyle adamakıllı "duruşlar" beklerken, hanımefendi ve elbette aslında yazarımız bizi ters köşe yapıyor.
Buradan başladık diye Bayan Jean Brodie'yi yanlış yansıtmayı istemeyiz kuşkusuz. Neticede felaketi o anda tüm boyutlarıyla kavrayabilen insan sayısı pek azdır.
Kaldı ki henüz büyük acının - faşizmin ayak sesleri duyulmaktadır. Sonuçta kızlarına "hayır önce güvenlik gelmez, önce iyilik, doğruluk ve güzellik" diyebilen biridir o. Takım ruhundan nefret eder ve tabi bireysel duygularla resmini yapan Giotti di Bondone'yi Leonardo Da Vinci'ye tercih eder.
"Bayan Jean Brodie' 'nin Baharı" "Tüm Zamanların En İyi 100 Romanı" "Ölmeden Önce Okumanız Gereken 1001 Kitaptan Biri" gibi listelere girmiş, edebi değeri yadsınamayacak, kendine özgü bir kitap.
Kitabın yazarı Muriel Spark'ın edebi olarak oyuncu tarafları var kuşkusuz . Örneğin karakterleri yıllar sonrasında konuşturarak birbirleri hakkında ki düşüncelerini anlattırması, hayatın biçareliğine ve yanılgılarımıza kendine özgü ışıklar tutması. Sonra zaman içinde hoop atlayışları, zihinsel sıçramaları, karakterleri farklı zaman dilimlerinde farklı kişilere anlattırması. Nitekim takdir de görmüş, değeri de anlaşılmış.
Yazarın hayatına bakınca kadın kahraman ile otobiyografik özellikler taşıyabilir hükmüne varılabilir.
"Bayan Jean Brodie' nin Baharı"nda kişisel olarak benim dikkatimi çeken ise genç dimağlar için uyguladığı "hedef kitle eğitimi" oldu. Ölü Ozanlar Dernegi'nin John Keating'ine benzer bir prototip Jean Brodie. Örnek almak, hatta faydalanmak için değil de belki ilham almak içim eğitimciler, anne babalar yararlanabilir.
Tartışmasız İyi edebiyat, okunur, tavsiye edilir.
Kitabın 1969 yapımı sinema uyarlamasında Maggie Smith oynamış.
Kitap kapakları baş döndürücü, aralarından seçim yapmak zor.
Kitabın yazarı Muriel Spark'ın edebi olarak oyuncu tarafları var kuşkusuz . Örneğin karakterleri yıllar sonrasında konuşturarak birbirleri hakkında ki düşüncelerini anlattırması, hayatın biçareliğine ve yanılgılarımıza kendine özgü ışıklar tutması. Sonra zaman içinde hoop atlayışları, zihinsel sıçramaları, karakterleri farklı zaman dilimlerinde farklı kişilere anlattırması. Nitekim takdir de görmüş, değeri de anlaşılmış.
![]() |
"Bayan Jean Brodie' nin Baharı" nın yazarı Muriel Spark |
Yazarın hayatına bakınca kadın kahraman ile otobiyografik özellikler taşıyabilir hükmüne varılabilir.
"Bayan Jean Brodie' nin Baharı"nda kişisel olarak benim dikkatimi çeken ise genç dimağlar için uyguladığı "hedef kitle eğitimi" oldu. Ölü Ozanlar Dernegi'nin John Keating'ine benzer bir prototip Jean Brodie. Örnek almak, hatta faydalanmak için değil de belki ilham almak içim eğitimciler, anne babalar yararlanabilir.
Tartışmasız İyi edebiyat, okunur, tavsiye edilir.
Kitabın 1969 yapımı sinema uyarlamasında Maggie Smith oynamış.
![]() |
Maggie Smith |
Kitap kapakları baş döndürücü, aralarından seçim yapmak zor.
Bayan Jean Brodie için en büyük İtalyan ressamı Da Vinci değil daha kişisel bir resim anlayışı olan Giotto'dur.
![]() |
Giotti di Bondone |
1930'lar, kızlarına "perspektif" kazandırmaya çalışan Bayan Jean Brodie onları Eski Kent'e Grassmarket'e götürüyor.
Henüz gecekondular ve sefalet içindeki Eski Kent popüler değildir ama olsun kızlar için ne gerekirse yapılmalıdır.
"Ah kızlar beni dinlerseniz sizi kaymağın da kaymağı yaparım".
Henüz gecekondular ve sefalet içindeki Eski Kent popüler değildir ama olsun kızlar için ne gerekirse yapılmalıdır.
"Ah kızlar beni dinlerseniz sizi kaymağın da kaymağı yaparım".
![]() |
Ünlü İngiliz aktris Sybil Thorndike |
Kızlar Sybil Thorndike gibi tavırlar takınınca Bayan Jean Brodie sinirlenir: "Uçarı bir mizaç görünce hemen tanırım!"
Bütün başarılı edebiyat karakterleri ilham vericidir.
Bizim Bayan Jean Brodie'miz kimseden eksik kalamayacağına göre tarzının modaya yansımasına bir göz atalım.
![]() |
Bayan Jean Brodie şapkası |
![]() |
Jean Brodie'nin peygambervari figürünü Hitler'e beznettiği düşünür Thomas Carlyle |
Her Pazar Hürriyet Keyif ekinde "Haftanın Yenileri" köşesinden kitap önerileri okuduğum ve dikkate aldığım Çağlayan Çevik kitap yorumunda "Okuyun tekrar konuşalım" demiş. Sayesinde yeni keşfim "Bayan Jean Brodie' nin Baharı" nı okudum ve epey bir konuştum.
ne güzel yine kitap ve yan ürünleri olmuş. maggie smith bi keree çok iyiii :) giotto daaa :) spark okudum ya hangi kitabı düşünmem lazım. bi de bak hep erkek diye aklımda kalmış muriel. filmi izlerim herhalde kitabı da okurum. bak izlemediysen bak yine faşizmi fon alan film yazdım bugün özel bir gün. sofia lorewn. bi deee, o kuru gürültü ve finland filmi yazını bulamadım ki yaaa :
YanıtlaSilGiottoyu böylelikle öğrenmiş oldum. Bak sinema festival yazım http://guzelseylerrehberi.blogspot.com.tr/2013/04/32-istanbul-film-festivali-ardnda.html
YanıtlaSileğer olmuyorsa benim sayfadaki arama butonuna 32. film festivali yaz çıkıyor.
Ya ben filmi ben de izlemedim, izliycem.
Sofia Loren'in o filmini hatırladım, hani anne kız? O film mi?
ıı. hitlerin geldiği gün bi adam ve kadın apartmanda tanışıyo hepsisi buuu :)
YanıtlaSilHımm benim dediğim film değil bu
YanıtlaSilsenin dediğin filmi biraz tarif etsene yaaaaa :)
YanıtlaSilBuldum ya "iki kadın" Nak bi de ne diycem bu ara çok film seyredip not alıyorum bir iki film bakıp söyliycem sana şimdi.
YanıtlaSilDeep "Tepelerin Ardında"
YanıtlaSil"Alzheimer Davası" seyirlik polisiye he bir de iki film birden "Manon'un baharı" Kader üzerine seyret konuşalım
manon of the spring. yves montand. bak o iki film ha :) tepelerin ardında ve alzheimer davası bilemedim bakarım :) manonda emmanuel beart var yaaa. güzül gürültücü'deki kız :) daniel auteuil'in eski sevgilisi. ayazda bir yürek izle bak:)
YanıtlaSilevet iki film ilk filmde kamburu Depardeu oynuyor, Daniel filmdeki esas kızla evleniyor sonra, ama sırayla izle. Su meselesi.
YanıtlaSilbak ne dicem sana. roberto faenza. bu yönetmeni keşfetmelisin. filmleri torrent'te :)
YanıtlaSilFaenza, hmm blmyrdum. Bakıcam Deep.
Silnası ada o yaaaa neresi kuuuu :)
YanıtlaSilSonunda "pazar" olanindan:))
YanıtlaSilAllah seni:) doğru ya. ayfer tunç memleketi. memleketine gittin yaniiii :) tatildesin :) serdivan tatili :)
YanıtlaSilroberto faenza filmlerini torrent sitesinden indircen işteee :)
YanıtlaSilYa benim torent zayıf:))))
YanıtlaSil